Eko-verimlilik nedir ?
Eko-verimlilik, yüksek verime sahip üretim teknoloji ve yöntemlerinin kullanımıyla, aynı miktarda üretim için daha az doğal kaynak ve enerji kullanımı ve daha az atık üretimi prensibine dayanmaktadır. Bu niteliği ile, sadece çevresel kaygılara değil, “ doğal kaynakların korunması ”, “ endüstriyel verimlilik ” ve “ ekonomik kalkınma ” gibi pek çok farklı alana da hitap etmektedir. Kısacası eko-verimlilik, üretimde verimliliği artırarak hem çevresel hem de ekonomik fayda sağlanması anlamına gelmektedir.
Eko-verimlilik yaklaşımında atıkların oluştuktan sonra bertarafını ve arıtılmasını ifade eden “ boru sonu uygulamaları ” yerini, çevresel etkilerin ürün tasarımı, satın alma tercihleri ve üretim süreçlerini kapsayan geniş bir çerçevede yönetilmesini öngören daha bütünleyici ve pro-aktif bir yaklaşıma bırakmaktadır.
Eko-verimlilik, kavramsal olarak “ Temiz Üretim ” yaklaşımıyla örtüşmektedir. Her iki kavram da üretim sürecinde “ doğal kaynak ve enerji tüketiminin ”, “ toksik ve tehlikeli kimyasal kullanımının ” ve “ atık, atıksu ve emisyon oluşumunun ” bütüncül bir anlayışla kontrol edilerek minimize edilmesi anlamına gelmektedir. “ Eko-verimlilik ” ifadesi, sanayici tarafından üretim verimliliği ile ilişkilendirilmekte ve kavramın benimsenmesini kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle çoğu zaman “ Eko-verimlik ” ve “ Temiz Üretim ” kavramları birbirinin yerine kullanılmaktadır.
İklim Değişikliği ve Sanayi
İklim değişikliği ve bu çerçevede belirlenen politika ve önlemler değerlendirildiğinde, sanayici açısından en önemli konulardan birinin, iklim değişikliğine neden olan sera gazı salımlarının azaltılması olduğu görülmektedir. Enerji yoğun sektörlerde daha da ön plana çıkan yanma kaynaklı sera gazı salımlarının yanı sıra çeşitli üretim süreçleri de sera gazı kaynağı durumundadır. Dolayısıyla, sanayide birim üretimdeki sera gazı salımının (ve enerji tüketiminin) azaltılması hem iklim değişikliğine yönelik önlemlerin bir parçasını oluşturmakta, hem de bu alandaki yükümlülüklerin yerine getirilme sürecini desteklemektedir.
İklim değişikliğine uyum ise, iklim olaylarının etkileriyle mücadele etmek, bu değişimden fayda sağlamak ve yönetebilmek için stratejilerin güçlendirilmesi ve uygulanması sürecidir (UNDP Uyum Politika Çerçevesi, 2004).
Dolayısıyla sanayide uyum, iklim değişikliği nedeniyle ortaya çıkması beklenen ve doğrudan üretimi ve rekabet gücünü olumsuz yönde etkileyecek unsurlara karşı önlemlerin alınmasını öncelikli hale getirmektedir. Özellikle üretim girdilerinde (su, hammadde, enerji vb.) beklenen azalma (ve dolayısıyla maliyet artışı) sanayici için ciddi bir risk durumundadır.
Türkiye’nin İklim Değişikliğine Uyum Kapasitesinin Geliştirilmesi Ortak Programı kapsamında da, sanayicinin yüz yüze olduğu bu risk üzerinde önemle durulmuş ve Eko-Verimlilik (Temiz Üretim) Programı, Ortak Program’ın sanayi ile ilgili bileşeni olarak hayata geçmiştir.
Sanayi kuruluşları için önemi ve faydaları
Eko-verimlilik uygulamaları ile sanayici için çevre konusu, sadece “ çevre mevzuatı baskıları ” ve “ çevre korumaya yönelik ek maliyetler ” olmaktan çıkmakta, “ hammadde ve enerji tüketiminin azaltılması ”, “ atık miktarının düşmesi ”, “ üretim ve atık bertaraf maliyetlerinin minimize edilmesi ” gibi fırsatları içeren bir kavram olmaya doğru yönelmektedir.
- Eko-verimliliğin başlıca amaçlarından olan proses veriminin artırılması, enerji, doğal kaynak ve madde kullanımının azaltılması bir kuruluş için doğrudan karlılığı arttıracak sonuçlar doğuracaktır.
-Daha az enerji, doğal kaynak ve hammadde kullanarak aynı işlevi yerine getiren ürünlerin üretilmesi de ürün maliyetinin düşmesi ve kuruluş için karlılığın artması anlamına gelecektir.
Eko-verimlilik stratejilerini geliştiren ve uygulayan kuruluşlar sadece bugünkü yönetmelikler ile uyum içinde olma yönünde avantaj elde etmekle kalmayacak, ilerde daha da katılaşma olasılığı yüksek olan yönetmeliklere karşı da hazırlıklı duruma geleceklerdir.
Sanayide Eko-verimlilik uygulama yöntemleri
-Temel (basit) işletme önlemlerinin alınması
-Teknoloji değişikliği yapılması
-Üretim süreçlerinde iyileştirmeler / değişiklikler yapılması
-Proses verimliliğinin artırılması
-Kullanılan hammaddelerin ve kimyasalların daha “çevreci” olan muadilleri ile değiştirilmesi
-Ekipman değişikliği yapılması
-Hammadde / ürün envanterinin kontrol edilerek kayıpların azaltılması
-Atık ve yan-ürünlerin üretim sürecinde yeniden kullanılması
-Ürün ve tasarımda değişikliklerin yapılması
UNIDO Eko-verimlilik Programı
Sanayide iklim değişikliğine uyumunun, temiz üretim ve eko-verimlilik uygulamaları ile sağlanabileceğinden hareket eden Ortak Program kapsamında, sanayide uyum ile ilgili çalışmalar UNIDO (Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü) ve TTGV (Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı) tarafından yürütülmektedir.
UNIDO, 1994 yılından bu yana “Ulusal Temiz Üretim Merkezlerinin Kurulması” programını yürütmektedir. Söz konusu programın hedefi özellikle gelişmekte olan ülkelerde, rekabetçi üretim ve çevresel gereklilikler arasındaki köprüyü kurarak, çevre dostu teknolojilerin yaygınlaşması ve bu alanda gerekli kapasitenin oluşturulmasını sağlamaktır. Bu program kapsamında bugüne kadar 43 ülkede “Ulusal Temiz Üretim Merkezi” kurulmuştur.
Ülkemizde Ortak Program çerçevesinde yürütülmekte olan UNIDO Eko-verimlilik (Temiz Üretim) Programı kapsamında da, sanayide temiz üretim ve eko-verimlilik konularındaki kapasitenin geliştirilmesi, Seyhan Havzası’nda (Adana, Niğde, Kayseri) pilot uygulamaların yapılması ve ulusal bazda yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Seyhan Havzası’nda ve Türkiye’nin birçok bölgesinde iklim değişikliğinin sanayiciyi doğrudan etkileyecek en belirgin etkisinin “kullanılabilir su miktarının azalması” olduğu öngörülmektedir. Bu noktadan yola çıkarak UNIDO Eko-Verimlilik Programı’nın odağını, “üretimde su tüketiminin azaltılması” oluşturmaktadır.
Programda Seyhan Havzası esas alınarak, ekonomik ve çevresel (su tüketimi ve diğer) kriterler doğrultusunda “gıda ve içecek”, “tekstil ve deri”, “kimyasal madde ve ürünler” ve “metal kaplama ve makina parça üretimi” öncelikli sanayi sektörleri olarak belirlenmiştir.
İletişim
TÜRKİYE TEKNOLOJİ GELİŞTİRME VAKFI (TTGV) / Bilkent - Ankara
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SINAİ KALKINMA TEŞKİLATI (UNIDO) / Çankaya - Ankara
ŞENOL ATAMAN (PROJE KOORDİNATÖRÜ – UNIDO) / Bilkent - Ankara
PROF. DR. GÖKSEL N. DEMİRER (PROJE DANIŞMANI - ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü) / Balgat - Ankara
http://ekoverimlilik.org / Ocak 2010